sınava hazırlanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sınava hazırlanma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2019 Pazartesi

Geceyedir Küsmelerim

     Eski şarkıları dönüp dönüp dinlerim ben, yeni şarkılara indirmeye dinlemeye pek de elim gitmez. Böyle olunca bazen ezbere dinliyormuşum gibi oluyor, yeni bir şarkıya geçmişim ama haberim yok, çok sonradan farkediyorum. Normalde evde canım sıkıldığında ya da iş yaparken bir müzik açsam da rahatlasam demem hiç, ama bu otobüsler bana müzik dinlemeyi öğretti. Sıkıntıdan midemin çabuk bulanması da buna bir etken tabi. Özellikle midem bulandığında hareketli şarkılar dinlemeye gereksinim duyuyor çivi çiviyi söküyor sanırım :D
     Şuan Badem'den Geceyedir Küsmelerim şarkısını dinliyorum ve geçen sınavımın kritiğini yapıyorum kendimce, otobüs sırasındayım. Elimden geleni yaptım yine. Keşke şunları da yazsaydım dediğim çok oldu çıkınca. Ama her sınav gerçekleşiyor bu neticede. Elimden gelen kadar çalıştım diyemeyeceğim, yılmış hissettim kendimi sınav yaklaştıkça. Son 4 -5 gün çalıştım diyebilirim. Yeterli bir not gelsin valla fazlasını istemiyorum 🙏
     Yüksek lisans yapmak için girdiğim Yökdil sınavıma da aynen böyle çalışmamıştım gerçi ona babaannemin hastalığı da eklenmişti bir sebep olarak ama olsun. Çalışmadım işte. Hayatımı etkileyecek bir sınav olmasına rağmen neden hiç bilmiyorum. Eylülde yine gerçekleşirse ona tam tempo hazırlanacağım eminim. O zamana kadar da ne yaparım bilmiyorum. Zaman yaklaştıkça düşüncelerimin hızı ivmelenerek artıyor, elimden bir şey gelmiyor. Heyecanlanınca ve korkunca herkes gibi midesine ve uykusuna vuran biri olarak da bu etkilerle baş etmek bir hayli zor oluyor.
     Stresi şimdilik geçerseeeek yarın Göktuğ Çanakkale' den dönüyor. Kısa bir ayrılıktı ama aynı şehirde olmak bile yettiği için uzun geldi bana. Özellikle sınavımız varken motivasyon konuşması olmazsa olmazımız. O konuşma yokken eksilerde geziniyoruz :D
     Bu arada hani baloya gitmekten vazgeçmiştik ya Göktuğun finallerine denk geldiği için, işte ben biz hariç çoğu kişi gider diye düşünüyordum fakat kime sorduysam ya gitmiyor ya da kafası karışık. Okulda tek balo organizasyonu vardı , üç oldu. Yeni balo organizasyonu çıkaran kişiler diğerinin üzerine koyarak ilerliyor bir de. Biri ünlü gece klübü ekliyor biri ücretini azaltıyor biri farklı bir şehir sunuyor. Herpsine gitmek için farklı sebepler var o yüzden millet birinde karar kılamıyormuş :)) eğer fakülte üçe bölünürse hiiiç şaşırmam. Sonu ne olacak bilmiyorum haberdar ederim burayı mutlaka.yine insanların derdi beni gerdi.
Gittim ben evi temizlemeye, hoşçakaaal 💃

25 Şubat 2018 Pazar

Mühendislik Yolunda

   Merhabalar ben Taha.Bloğumuzun editörü oluyorum.Bilgisayar Mühendisi adayıyım Dokuz Eylül Üniversitesinde.. Okurlarımıza bu mesleği nasıl seçtiğim hakkında ve mesleğim hakkında (hiç teknik özelliklere girmeden) birkaç bilgi vermek istiyorum.

   Öncelikle çocukluğumdan beri pilot veya atom mühendisi olmak istemiştim. Ancak zamanla bu meslekler hakkında beni iten bazı nedenler oldu. Daha sonra 5 yaşımdan beri başından kalkmadığım bu cihazın mühendisi olmak çok ilgimi çekti. Açıkçası bu yüzden de birçok bölüm arkadaşım gibi özel bir hazırlık/araştırma yaparak çalışmadım bölümüme..


   Tabi nedir ne iş yapar bu Bilgisayar Mühendisleri soruma yanıtlar aradım. Sorumun yanıtı kesin olarak şu:

Bir bilgisayar mühendisi temel olarak yöneticidir. Alt kademede çalışanlar ile üst kademedeki yöneticilerin arasındaki köprü yani bir nevi SORUN ÇÖZME mekanizmasıdır. Ayrıca mühendis demek zaten sorunlara çözüm bulmak demektir. 

   Peki bu konuda kendimce nasıl hazırlandım ? 


   Ben de sevgilim gibi Bandırma Fen Lisesi mezunuyum. Okulumda hiçbir zaman üst sıralara oynayan iddialı bir öğrenci olmadım. Samimiyetle söylüyorum ki ilk 2 yılımda ailemin çabalarına rağmen dershane kapısından geçmemişimdir. Neden ? Çünkü, hislerime göre, ailemden 19 saat otobüs yolu uzakta, şartların askeri düzeyden bir tık üstte bir okulda okumak sanırım ağır geldi bana. Bu yüzden tepkimi böyle vermiş olabilirim diye düşünüyorum şimdilerde. Ben buna şimdi böyle diyorum ama o dönem herkesin de tahmin edebileceği gibi "tembel" oldum 😝 Dediğim gibi ilk 2 yıl ekstra bir şey yapmadım ama bu sizi yanıltmasın, "ekstra" dedim, çünkü günde en az 3 ders saati zorunlu gece etütlerimiz vardı 19.00 ile 22.30 arası. Bu saatlerin çoğunda geyik yapıyorduk ama illaki ödevdi, denemeydi derken yaşıtlarımızın üstünde bir tempomuz vardı. Her gece bu etütler bizi çok yıldırsa da ders açısından katkısı oldu. 


   İkinci yılımın sonunda meslek kararım oturdu ve açıkçası biraz tembel havasından kurtulma kararı aldım. Maalesef ki ikinci sınıfımın yazı da arkadaşlarıma nazaran BOŞ geçti. 


   Üçüncü yılımın başlangıcında insanların benden bir adım önde olduğunu görmek zoruma gitti ve en doğru tabirle kasmaya başladım derslerimde. Sonuçta üstlere gelemesem de orta sıralara yükseldim. Bu sırada neler çalıştığıma kısaca değinecek olursam: Ailem sayesinde küçük yaştan itibaren kitaplarla aram çok iyiydi bundan dolayı hiçbir çekincem yoktu herkesi zorlayan paragraflardan, dolayısıyla Türkçeden. Matematik konusunda okulumdaki bazı insanlar kadar olmasa da özel bir ilgi ve yeteneğim vardı, bence çünkü 1 saat Türkçe dersi almaktansa 20 saat matematiği tercih ediyordum. Sosyal bilgiler kısmında ise Felsefe daima güven kapım oldu. Sanırım bu da çok kitap okumamla alakalı(çok da emin olmamakla birlikte). Bunun yanında Tarih sorularının paragraf sorusu gibi olması ve Coğrafyanın ( en azından benim dönemimde) yoruma açık soruları olmasından dolayı sosyalim vasat üstü bir dereceydi. Ve bence tüm Türk Gençliği 'nin en korkulu rüyası Fen Bilgisi kısmı benim için de işkence idi. Bayıldığım Fizik dersinde o kadar sorgulama yapıyordum ki derslerden uzaklaşıyordum adeta. Çünkü bize verilen sürede ancak şunu yapmamız gerekiyordu: Sorgulama ezberle! Cidden bence bu ders öğrenme stiline dayalı olduğu için kaldırılmalı lise düzeyi müfredatından. Ne kadar bayılarak dinlesem de sorular da çözsem, ortalamam Türkiye ortalamasında 2 net falan yüksekti sanırım.. Kimya derseniz eğer tamamen ezbere dayalıydı, bence özellikle son sınıfın konusu: Organik Kimya. Çünkü aklımda bir tane bile bilgi kalmadı o ders ile alakalı. Sadece çok sevdiğim öğretmenim Candan hoca' yı hiç unutmadım 😊 En özel başlığı Biyoloji 'ye açmak istedim. Özel, çünkü Irem adında güzel bir kız arkadaşım tarafından resmen EGITILDIM bu ders konusunda.. Kendisi bana dersi sevdirdi ve bunaltıcı EZBER seviyesinden mantığa dönüştürdü, daha doğrusu kafamda canlandırmamı sağladı. Ancak sorarsanız asla ve asla sevmedim Biyoloji dersini.


   Gelelim son yılıma. Son yaz dönemimde haftada 2-3 deneme yaparak geçirmişimdir , yalan yok çok çalışmadım. Düsünsenize yurt hayatı bitmiş sıcak yaz gününde evinizde buz gibi odada oyun oynamak var gündüzleri,akşamları da arkadaşlarla basketbol oynamak. Doğruya doğru benim gibi öğrenciler daima eğlenceyi seçerdi ki ben de seçtim. Ailelerin psikolojik baskısına ayrı bir yazı açmak daha uygun, ancak size bu konuda çok önemli

bir tavsiye vermek istiyorum: Kim ne derse desin ne yorum yaparsa yapsın, siz eğer bu önemli yıllarınız sonucunda kazandığınız yeri sevebiliyorsanız hiçbir yorum önemli olmayacak. Size takmayın diyemem çünkü o dönemde takmayın diyen biri çok absürt bir şey söylemiş olur. Bu yüzden daha çok takmamış gibi görünüp bekledim ben diyelim. 

   Son yılıma sağlam çalıştım gerçekten kendi düzeyimde. Okulda daha çok vakit geçirdim, internet kafede diğer yıllara nazaran daha az vakit geçirdim ve dershaneme daha sık uğradım ( "Uğramak" gerçekten doğru bir kelime oldu benim hayatım adına). Bunun sonucunda bence kilit nokta soru çözmekten daha çok aşırı sayıda deneme 

sınavı yapmam. Bu taktiği tüm yakınımdaki öğrencilere iletiyorum çünkü cidden bunun sayesinde hiçbir heyecan belirtisi göstermedim sınavlarımda ve özellikle 2 kez arabamız arızalanmasına rağmen sınav yolunda ( Bunu da başka bir yazı konusu yapalım).

   Üzücü bir yıl aslında benim için son sınıf. Çünkü garip bir zamanda, mezuniyetime yakin,  apandist ameliyatı geçirdim acil bir operasyonla, bir gün içinde. Bundan dolayı devamsızlık problemleri yaşayıp mezuniyet çekimlerimi

kaçirdim. Tabi bunlar şu an biraz daha küçük görünse de o an psikolojik olarak çok etkileniyorsunuz. Ders bazında da çok büyük zararı oldu bana bu rahatsızlığımın. Arkadaşlarım son aylarda dershaneden çıkmazken ben (okulum sağ olsun! daima okulumda kapalı kaldım. Burada da en güzel övgüleri güzeller güzeli Irem hanım 'a iletiyorum çünkü defalarca kez benimle kalıp hem odağımı topladı hem de eksiklerime destek oldu(ALKIŞ). Lise hayatim kısaca böyle geçti, gerek mesleğim gerek lise hayatımla ilgili olayları,detayları gelecek yazılarımızla paylaşmak istiyoruz 





Şimdilik görüşmek üzere o zaman

Hoşça kalın ve kendinize iyi davranın

💙




Yaşanılası

  Allah der ki “Kimi benden çok seversen onu senden alırım”…. Ve ekler: “Onsuz yaşayamam” deme, seni onsuz da yaşatırım.   Ve mevsim geçer, ...